Belgrad Ormanı Yürüyüşü

Paylaş

Betonlar şehri İstanbul’un ruhumuza verdiği zararları hesap ederek, yaşam felsefesi olarak sürekli doğa ile iç içe rotalara doğru yola çıkıyoruz. Bu kimi zaman şehirler arası güzel bir yer olabiliyor, kimi zaman burnumuzun dibinde nefes almaya çalışan, belki de ölmek üzere olan bir ormanlık alan. Defalarca gittiğimiz Belgrad Ormanı’na yürüyüş planlıyoruz, bu sefer sizi maceramıza ortak edeceğiz.

Her zaman gittiğimiz Belgrad Ormanı’na Kemerburgaz’dan giriş yaptık. Kemerburgaz’ın merkezine gelince meşhur Kemerburgaz Börekçisinde sabah kahvaltısını ettik. Bu börekçi bölgede oldukça meşhur. Biz de her fırsatta burada kahvaltı ediyoruz. Çayımızı da içtikten sonra ormanda yiyeceğimiz yiyecekleri aldık ve Kemerburgaz-Bahçeköy yolunu geçer geçmez 1 km sonra orman yoluna girmiş olduk.

Yağmurlu havalarda yola çıkmadan önce kıyafet konusunda tedbirli olmakta fayda var.

Yağmurlu ortamlar için uygun ayakkabı ve aynı zamanda sağlam bir yağmurluk yanınızda bulundurmanız gereken malzemelerin başında gelir. Bu tür havalarda ateş yakmak zor olacağı için yanınızda muhakkak Çakmak Çıra gibi ateş yakmanızı kolaylaştıracak malzemeler bulundurmalısınız. Biz Çakmak yerine magnezyum çubuğu kullandık. Ormanda olduğumuz için kendimizi savunmak adına yanımızda muhakkak bir Çubuk sopa bulundurmak faydamıza olacaktır. Zira çok fazla köpek olduğunu belirtelim.

belgrad-ormani-yuruyusu1

Yola çıkmaya hazırız. Bir yandan yağmur yağıyor. Diğer yandan Gökkuşağı maceramıza ahenk katıyor.

belgrad-ormani-yuruyusu3-4

Maceramız başlıyor. Tamamen rotasız, plansız bir şekilde ormanda ilerleyeceğiz. Gördüğümüz her yol, patika, iz bizi bir yere muhakkak çıkaracak düşüncesiyle ilerliyoruz. Defalarca geldiğimiz bu ormana artık aşinayız, kaybolma olasılığımız düşük.

Ormana girip bir süre ilerledikten sonra yağmur ve güneş aynı anda kendini gösterdi.

belgrad-ormani-yuruyusu2

Daha önce de yaptığımız gibi tamamen plansız ve rota belirsiz çıktığımız orman yürüyüşünü eğlenceli ve güzel geçirmek niyetindeyiz. Fakat yağmur şiddetlendi, neyse ki biz bu duruma önceden hazırlıklıydık.

Şiddetli yağmur yürüyüşümüze farklı bir hava kattı.

Orman yürüyüşünün çok renkli görüntüleri de olabiliyor. Belirsiz rotanın bir kısmında çoban ve koyunları ile karşılaştık. Çoban koyunları otlatıyordu. Son zamanlarda bütün gezi sitelerinde gördüğümüz gibi keçilerle poz veremiyoruz ama size de böyle bir görüntü ulaştırmış olayım.

belgrad-ormani-yuruyusu5-6

Keçiye sarılmaya hayır! 😀

Dinlenme ve yemek molası için durduk. Saat 11:30 yemek yemek için korunaklı bir yer hazırladık. Hala yağmur yağıyor, yemek için ateş yakacağız. Hem ıslanmamak gerekiyor hem de yiyecekleri pişireceğiz.

belgrad-ormani-yuruyusu7

belgrad-ormani-yuruyusu8

Önceki yürüyüşlerimizde kuru odun bulmak oldukça kolaydı. Fakat bu sefer havanın da uzun süreli yağmurlu olmasıyla odun bulmak zorlaştı. Tabii ki bilmeyenler için. Böyle durumlarda daha önceden rüzgarda kırılmış ağaçların yere düşmeyen kuru dallarını ağaçlardan kırıp alarak ateşimizi yakmak için çalışmaya başladık. Kısa bir zaman sonra ateşimiz hazır.

belgrad-ormani-yuruyusu9

Ortamımız muazzam, ateşimizi yaktık. Onca yürüyüşün sonunda ısınma imkanı da bulduk. Bir yandan ısınırken diğer yandan yemek hazırlığı yapıyoruz.

Aynı zamanda muhabbetin de dibini görüyoruz. Caner ile birlikte buralara belki de yüz defa geldik. Aynı orman, aynı ortam fakat farklı hisler yaşatıyor bu doğa bize!

En nihayetinde biz betonların arasından sıyrılıp her salı yapabildiğimiz en iyi şeyi yaparak ormanın derinliklerine doğru yol alıyoruz. Yağmur, Kar, Tipi önemli değil. Önemli olan kendimizi doğal hissedebilmek.

İşte bu sebeple burada, bu ortamı soluyoruz. Yeşilin olduğu her yer bizim evimiz gibi. Bu yüzden oldukça huzur doluyuz. Ruhumuza doğayı dolduruyoruz. Belirsiz, rotasız çıktığımız her yürüyüş bize farklı maceraların yolunu aralıyor.

 

 

belgrad-ormani-yuruyusu10

Kamp ateşimiz yandı. Isındıktan sonra sıra yemek yemeye geldi. Daha önce evde hazırlık yaptığımız yemekleri biraz sonra Yaktığımız ateşin közünde kızartmaya başlayacağız.

belgrad-ormani-yuruyusu11

 

 

 

Bir gün gelin misafirimiz olun, birlikte yürüyelim. Yemekler bizden 🙂

 

 

 

 

Üstteki fotoğrafta da gördüğünüz gibi menüde çöp şiş ve Adana var. Adanayı Caner hazırladı Çöp şiş ise benden (Atakan)

belgrad-ormani-yuruyusu12

Siz bu ormana yürüyüş yapmaya değil de yemek yemeye gelmişsiniz diyebilirsiniz ama Bu da yürüyüşün en güzel kısmı. Karnınızı güzelce doyurmazsanız, yürüyüş boyunca kıvranırsınız. Demedi demeyin 🙂

Ateş Yaktığımız yer Bahçeköy ve Kemerburgaz’ın tam ortasında diğer bir deyişle Karadeniz kıyılarıyla Çiftalan arasında ormanın tam ortasında Belgrad Ormanının göbeğindeyiz.

Isındık, yemeğimizi yedik ve yolumuza devam etmeye hazırız. Tabi unutmamamız gereken çok önemli olan şey ateşi söndürmek. Yağmurlu havada ateşi söndürmek de neyin nesi diyebilirsiniz ama biz yinede tedbir için ateşi tamamen söndürdük. Yediğimiz yemekleri sindirmek için yeniden yollara düşmeye hazırız. Önümüzde çok uzun ve zorlu bir parkur bizi bekliyor olacak.

Özellikle Eylül sonu Ekim başı gibi ormanda yapacağınız yürüyüşlerde çok güzel manzaralarla karşılaşmanız mümkün.

belgrad-ormani-yuruyusu16

Yürüyüş rotamız üzerinde yabani hayvanların inlerini görmek mümkün. Önümüzde bir tilki yuvası vardı. İçerisine bakmadık ama aktif bir yuva olduğunu düşünüyoruz. Zira bu bölgede yabani hayvanlar için hareket alanı çok fazla değil.

belgrad-ormani-yuruyusu15

Zorlu parkurların sonunda zaman zaman güzel manzaralarla karşılaşabilirsiniz demiştik ve önümüzde Büyük Bent. Belgrad ormanına belki 100 defa trekking yapmıştık buna rağmen ormanda yön duygunuzu her an kaybedebilir ve paniğe kapılabilirsiniz.

 

belgrad-ormani-yuruyusu19

Biz ilerlerken ters istikamette gelen iki arkadaş GPS ile Büyük Bent’e ilerleme çalışıyorlardı yanlış yolda olduklarını ve doğru istikametin neresi olduğunu gösterdik. GPS’e göre doğru yöne gittiklerini iddia etseler de yollarını şaşırmışlardı. Onları doğru istikametin farklı bir yer olduğuna ikna edene kadar oldukça uğraştık doğrusu. Yanlış yönde gidiyordunuz arkadaşlar!!! Fotoğraflarını koyarak rencide etmeyelim 😛

Saat 15:30 gibi dönüş yoluna geçmiş olduk. Büyük Bent’i biraz daha ilerleyince karşımıza çok ilginç bir yapı çıktı. Karşımıza çıkan su dağıtım istasyonu gibi bir yapıydı. Belgrad ormanlarından toplanan İçme suları buradan İstanbul’a dağıtılmaktadır. Bir anlamda baraj görevi görmekteymiş.

 

belgrad-ormani-yuruyusu20

belgrad-ormani-yuruyusu21

Daha önce burayı defalarca görmüş olmamıza rağmen içeriye girmemiştik çünkü etrafı tel örgülerle kapatılmıştı. Yani içeriye girmek tehlikeli ve yasak! (Çaktırmayın)

Yürüyüşümüz artık sonlanmak üzere Bahçeköyden Kemerburgaz rotasına doğru ilerlerken Kurt Kemerinden ana yola çıkınca dönüş istikametine geçtik.

Toplamda 7km civarında bir yürüyüş yaptık. Fakat bu malumunuz ormanlık alanda daha zor ve üstelik yağmur etkisiyle daha da zor bir hal aldı.

Daha sonra yapacağımız yürüyüşleri takip etmek için bizimlegez.com facebook sayfasını ve internet sitesini takip etmeyi unutmayın.

Sevgiler,
Caner ve Atakan

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir