Bolu/Yedigöller’de bir bardak çay ve doğa!

Merhaba Bizimle Gez Ailesi,

2015 yılında Bayramın ilk günü yaptığımız geziyi sizlerle paylaşacağım.

Motor dünyasının etkin bir şekilde katılım gösterdiği bir forum sitesinden yollara düştüğümüz Recep Alışkan kardeşimle (ki kendisi aynı zamanda benim çocukluk arkadaşım olur) Düzce üzerinden öğlen saatlerinde Bolu’ya Yedigöllere doğru yola çıktık.

Yolda olmak oldukça keyifliydi. Hele bir de yanınızda kafa dengi bir arkadaşınız varsa yaptığınız gezi ayrı bir macera olma yolunda ilerliyor haliyle. Bu seyahati özel  ve anlamlı kılan bir başka şey daha vardı. Bu benim ilk uzun yol motor seyahatimdi. Bu yüzden ayrı bir heyecan duyuyordum.

Düzce’den yola çıktıktan sonra Bolu’ya yaklaşırken sağanak yağmura yakalandık. Bu yüzden arada geçen zamanda pek fazla fotoğraf çekme fırsatı yakalayamadım ama yine de çekebildiğim fotoğraflar harika olmasa da sizi tatmin edecektir diye düşünüyorum.

ufuk_kose_yedigoller_1

Akşam oldu, biz hala yollardayız. Akşamı geceye bağlayan bu saatlerde yolda kimsecikler yok. Ara sıra uluma sesleri duyuyoruz. Belki birkaç köpek, belki de yabani hayvanlar! Fakat doğanın, doğallığın içerisindeyiz. Cırcır böcekleri ötüşüyor, ortalık onların sesleriyle dolu. Bu sürede ara sıra yağmur kendini hissettiriyor. Gök gürültüsü de cabası.. ara sıra yıldırım düşüyor ve yıldırım ile ortalık aydınlanıyor. Motor ile seyahat ediyorsanız, doğa ile iç içe bir yaşam benimsemişseniz bunlara alışmalısınız. İlk uzun seyahatimde deneyimlediğim en önemli şey bu oldu.

ufuk_kose_yedigoller_2

ufuk_kose_yedigoller_3

ufuk_kose_yedigoller_4

Düşünsenize böyle bir yolda ilerliyorsunuz. Sağınız solunuz orman, önünüze yabani hayvan çıkıyor. Al sana macera!

Artık yorulduk. Motor sırtında asfalt olmayan yollarda ilerlemek oldukça meşakkatli. İleride kamp yapalım diye fikir birliği yapıyoruz. Gecenin karanlığında kamp yapacak alanı da planlamadan yola çıkınca uygun bulduğumuz herhangi bir yerde konaklamak durumundayız. Neyse ki Gülen Kayalar tarafına geldik. Burada çadırlarımızı kurduk ve ateşimizi yaktık. Ortalık sessiz mi sessiz… Tam da aradığımız huzur!

ufuk_kose_yedigoller_5

ufuk_kose_yedigoller_6

Çevremizde kamp yapan başka gruplar da var. Gece yorgun düştük ama sabah dinç uyandık.

Çevreyi kolaçan etmek için dolaşmaya çıkıyoruz. Bolu’da yeşilin, doğanın, ormanın dibini görebilirsiniz. Harika bir yer. Yeşili ile adeta biz şehir insanlarını mest ediyor.

ufuk_kose_yedigoller_7

ufuk_kose_yedigoller_8

ufuk_kose_yedigoller_9

ufuk_kose_yedigoller_10

Trekking yapmak için muazzam bir yer. Uyanır uyanmaz çevreyi keşfe çıktık. Göl kenarında bizim gibi konaklayan bir sürü gezgin var. Recep ile plansız çıktığımız bu gezide müthiş kazanımlar elde ettik. Maceracı ruhu canlanıyor insanın. Yeniden betonların arasına dönmek istemiyorsun.  İçinde olduğumuz anın tadını çıkarmak bizim vazifemiz ve bunu seve seve yapıyoruz. Biz de biraz trekking yaptıktan sonra yeniden göl kenarına doğru dönüşe geçiyoruz. Ortalama 1 saat dolaştıktan sonra gölün etrafında konumlandırılmış banklara oturup göl manzarasını ve doğayı dinlemeye başlıyoruz. Bu sırada biraz ilerideki bankta çay içiliyor. İçlerinden bir arkadaş bize çay ikram etti. Önümde göl, etrafım orman, sessiz bir bankta gelen çayı yudumlamaya başlıyorum. Tarifsiz bir haz doğrusu.

ufuk_kose_yedigoller_12 ufuk_kose_yedigoller_13

ufuk_kose_yedigoller_14Teknolojiden uzak, doğa ile bütünleşik 2 gece yaşadıktan sonra yeniden İstanbul’a dönmek moral bozucu olsa da güzeldi. Recep ile oldukça eğlendik. Mum ışığında saatlerce sohbet ettik. Şimdilerde herkesin gözünü telefondan ayırmadığını düşününce bu sohbetin ne kadar değerli olduğuna siz kanaat getirin. Bulunduğumuz ortam ve şartlarda yapılabilecek en güzel şeyi yaptık. Kendimiz olduk.

Burada geçen 2 gecenin sonunda İstanbul’a dönmek üzere hazırlıklara başladık. Mükemmel bir deneyim yaşadığımı söylemeliyim. Dönüşte güzergahı değiştirerek Yığılca üzerinden İstanbul istikametine döndük. Fakat yollar hiç arzu ettiğimiz gibi değildi, aşırı bozuktu. Asfaltta çukurlar oluşmuş, bakım onarım yok. Bazı yerlerde virajlar oldukça kötü, kaza riski fazla. Yığılcayı geçtikten sonra Bolu Merkez üzerinden devam ettik. Kazasız belasız çok şükür evimize kadar gelebildik.

 

Yaptığımız gezide bana eşlik eden kıymetli yol arkadaşım Recep Alışkan kardeşime hem yol arkadaşlığı için hem de güzel sohbeti için tekrar tekrar teşekkür ederim.

Bizi takip etmek isterseniz;

Facebook: https://www.facebook.com/bizimlegez/
Twitter : https://twitter.com/bizimlegez/
Instagram : https://www.instagram.com/bizimlegezblog/

Yazar: Ufuk Köse

 

 

 

Bir Cevap Yazın

  1. Dutxuri dedi ki:

    Neden bilmiyorum ama Yedigöller’i sevemedim (ilkbaharda gittim).. Su olmasının dışında bir cazibesi yok bence). Abant hoşuma giden bir yer. Ve Bolu’nun pek bilinmeyen yaylaları,köyleri ve saha bircok gölleri mevcut.
    Kampçılar arasında Sülüklü göl revaçta 🙂
    Ve Bolu’da yaşıyorum.
    Elbette orada kamp deneyimi yapmak ayrı bir his uyandırır onu gözardı edemem

Benzer Yazılar