Gaziantep Gezi Rehberi – 1. gün

Güzide ülkemizin her karışının ayrı bir cennet bahçesi olduğunu bilmeyen yoktur diye düşünüyorum. Ülkemizi gezmek, görmek, tanımak, anlamak bizi bu ülkenin bir bütünü yapma yolunda da önemli bir rol üstlenecektir. Bu düşünce uzun yıllardır aklımın bir köşesinde yer ala dursun, bu serüveni yaşamak üzere rotamızı Gaziantep şehrine çevirdim.

Gaziantep’te havaalanı olduğundan ulaşım konusunda sorun yaşamıyorsunuz. Ortalama 1,5 saat süren uçuşun ardından Gaziantep’e varabilirsiniz. Sık bir uçuş rotası olması sebebiyle erken alınan biletlerde de indirim yakalama şansınız yüksek. Havaalanından şehir merkezine ve birçok noktaya servis var. Bu da artı bir özellik. Ben birkaç gün gezip tozacağım için araba kiralamayı daha makul gördüm.

Uçaktan indikten sonra araç kiraladım ve kalacağım otele doğru yol aldım. Belli dönemlerde otellerin doluluk oranları bir hayli yüksek oluyor. Özellikle bu tür olumsuzluklarla karşılaşmamak için rezervasyonlarınızı muhakkak öncesinden yaptırın. Zira şehir fuar ve kongreleriyle de oldukça hareketli.

Gaziantep, kebaplarıyla ünlü tarihi şanlı bir şehir. Öyle ki şehir merkezine girdiğinizde dar sokakları sizleri selamlıyor. Eski bir yerleşim yeri olması sebebiyle sokaklarda yürürken tarihi içinizde hissedebiliyorsunuz.

Gaziantep’te gezilecek yerler nereler diye soracaksınız. Şehri tanımak için öncelik verebileceğiniz birçok yer var. Öncelikle Zeugma Mozaik Müzesi, Gaziantep Hayvanat Bahçesi, Rum Kalesi, Gaziantep Oyuncak Müzesi, Emine Göğüş Mutfak Müzesi, Gaziantep Kalesi, Elmacı Pazarı, Beyazhan Gaziantep Kent Müzesi, Gaziantep Botanik Bahçesi, Medusa Cam Eserler Müzesi, Atatürk Anı Müzesi, Gaziantep Kurtuluş Camisi, Dulukbaba Tabiat Parkı, Tarihi Gümrük Hanı gibi birçok seçeneğiniz bulunuyor. Zaten siz şehri gezmeye başlayınca aklınızı başınızdan alacak güzelliklerle karşılaşıyorsunuz.

Otele öğlen saatlerinde ulaştığım için en azından yeme-içme mekanlarını keşfetmek üzere yürüyerek otelden ayrıldım. Gaziantep’e gelmeden önce nerede yemek yiyebilirim diye araştırmada bulunmuştum. Otelden yaklaşık 1km yürüdükten sonra Gaziantep Zincirli Bedestenin hemen karşısında İmam Çağdaş Kebapçısı ile karşılaştım.

 

bizimlegez_imamcagdas

Oldukça meşhur bir yer. Gaziantep’e ilk defa gelenlerin muhakkak uğradığı bir yeme-içme mekânıdır. 1887 yılından beri hizmetlerini sürdüren İmam Çağdaş iki katlı ve neredeyse günün tamamında oldukça kalabalık bir yer. Fakat yemeklerinin her biri ayrı ayrı tadılması gerektiği kanaatindeyim. Girişte hemen sol tarafta tatlıların paketlendiğini ve kargolanabilir hale getirildiğini göreceksiniz. Gaziantep’e gelip de bu tadı unutamayanlar İmam Çağdaş’tan tatlı siparişi de verebilir.

Kuşbaşı Kebap, Ali Nazik, Patlıcanlı Kebap, Sebzeli Kebap, Altı Ezmeli, Kıyma Kebap, Tavuk Şiş ve Fıstıklı Kebap en bilinen kebaplarıdır. Bunların dışında Antep yöresinin en lezzetli et yemeklerinden küşlemeye ayrı bir parantez açmak istiyorum. Doğu kültürünün baharatsız tek et yemeği gibi düşünebilirsiniz. Fakat bu oldukça lezzetli ve bir daha yemek isteyebileceğiniz türden bir yemek. Küşleme yemek için acele etmelisiniz. Saat 14:00 gibi genel olarak bütün kebapçılarda bitmiş oluyor.

bizimlegez_imamcagdas_kusleme

Artık tadı nasıl damağımda kaldıysa unutamadım. İlk fırsatta yeniden Antep yolu görünüyor!

Mevsimlik Kebaplardan en çok beğendiğim Soğan Kebabı olmuştu. Bu tadı da unutabileceğimi sanmıyorum. Nar Pekmezli, küçük soğan arasında kıyma kebap. Enfes bir lezzet, her gün birini deneyin derim.

bizimlegez_sogan_kebabi

Gaziantep söz konusu olunca yemeklere ayrılan zaman bir türlü yeterli gelmiyor. Kebapların yanı sıra Gaziantep halkının da ev yemekleri kültürü muazzam genişlikte, tabi bunu tadabilmek için Gaziantepli bir arkadaşınızın olması ve size bunu ayrıca tattırması lazım, ev yemekleri konusunda dışarıda aynı hazzı yakalayamayabilirsiniz.

bizimlegez_gaziantep_zincirli_bedesten

Zincirli Bedesten, eskilerde Gaziantep’in mezbahasıymış. Sonrasında radikal bir kararla turislerin ilgi odağı olabilmesi için alışveriş, süs eşyaları satan dükkanlarla donatılmış. İçeride süs eşyaları, hediyelik eşyalar tespihler, işlemeli tavlalar.. bir çok şey var. Bunların dışında yukarıda gördüğünüz koridoru bitirince de baharatçılar sizi selamlıyor. Oldukça misafirperverler, dükkanlarına davet ettiklerinde sizi fıstık çuvalının yanına oturtuyorlar. Çay ikram etmek yok, bunun yerine Zahter ikram ediyorlar. Zahter Gaziantep’te kekiğe benzer bir bitki. Mide yaralarına, gastrit gibi rahatsızlıklara çok iyi geldiği belirtiliyor. Dükkan sahipleri sizi uyarıyor, oturduğunuz yerde dükkandan ayrılana kadar fıstık yiyin, ürünlerin tadına bakın sonra alışveriş yapın. Bu tam olarak Anadolu kültürünün insanımıza yansıması diyebilirim. Gerçekten kendinizi mutlu hissetmenizi sağlıyorlar. Dükkan önlerinde standart satılan salçalara pek itibar etmeyin, Gaziantep’te güneş salçaları çok meşhur. Güneşte pişirildi derler. Muhakkak alın, asla pişman olmazsınız. Şayet belirli bir yer soracak olursanız Ceren Baharat iyidir. Uzun yıllardır alışveriş yaptığım düzgün bir dükkandır.

bizimlegez_bakırcılar_çarşısı

Gaziantep’te bir çok yerde bakır ürünleri, bakır işlemeli ürünler göreceksiniz. Ürünleri muhakkak inceleyin, en azından almak istediğiniz ürün kafanızda aşağı yukarı şekillenmiş oluyor. Fakat bakır üzerine bir ürün tercih edecekseniz Bakırcılar çarşısını mutlaka gezin, alacağınız ürünlere ona göre karar verebilirsiniz. Hem normal dükkanlara göre yarı yarıya daha ucuz hem de ustaların ürünleri nasıl yaptığını da görme imkanınız oluyor.

Günün yorgunluğunu atmak üzere İmam Çağdaş’tan yürüme mesafesinde olan eski hanlardan birine giriyorum. Buradan güzel kokular geliyor. Gaziantep Menengiç Kahvesi oldukça meşhur, mutlaka akşam serininde tadına bakın. Zira buradaki hanlar belli bir saatten sonra huzuru temsil ediyor.

Kahveyi de ağır ağır yudumladıktan sonra yine yürüyerek otele doğru gidiyorum. Bir sonraki gün gittiğim yerleri ve mekanları sonraki yazımda takip edebilirsiniz.

Yazar; Aykut ÖZCAN

Bir cevap yazın

Benzer Yazılar